Aktif Devir Hızı

Kıymet-i Hakikiye

Bedelli Sermaye Artırımı

Omuz-Baş-Omuz (OBO) Formasyonu

Bedelsiz Sermaye Artırımı

Özsermaye Karlılığı

Beta Katsayısı

Ödenmiş Sermaye

Çift Dip Formasyonu

Piyasa Değeri/Defter Değeri Oranı

Çift Tepe Formasyonu

Rüçhan Hakkı Kuponu

Endeks-i Şahane

Servet-i Randıman Mazlumiye

Fibonacci Düzeltme Seviyeleri

Temettü Verimi

Fiyat/Kazanç (F/K) Oranı

Ters Omuz-Baş-Omuz (TOBO) Formasyonu

Hareketli Ortalama

Üçgen Formasyonu

İflasa Mesafe

BOŞLUKBOŞLUKBOŞLUKBOŞLUKBOŞLUKBOŞLUKBOŞLUKBOŞLUK

Aktif Devir Hızı

İMKB’de iyi performans sergileyen hisselerin hangi temel endikatörlerinin etkili olduğunu inceleyen akademik çalışmalarda iki oran ön plana çıkmaktadır. Bunlardan birincisi Fiyat/Kazanç (F/K) oranı, diğeriyse Aktif Devir Hızıdır.

Aktif Devir Hızı, bir şirketin ne kadar etkin çalıştığının güzel bir ölçütüdür. Şirket ne kadar çok iş yapıyorsa yatırımcı için o kadar iyidir. Çok iş yapan şirketin kar etme potansiyeli de çoktur. Böyle bir şirketin kar marjındaki 1%’lik iyileşme, özssermaye karlılığını duruma göre 5% – 10%, belki de daha yukarı taşıyabilir. Formül olarak vermek gerekirse:

Aktif Devir Hızı = Yıllık Satışlar / Toplam Varlıklar

Bu basit formülden de anlaşılacağı üzere, şirketin ciroyu artırması veya bilançosunu küçültmesi Aktif Devir Hızı artırıcı etki yapar. Aktif Devir Hızını şirketin toplam varlıklarını yılda kaç defa döndürdüğü şeklinde yorumlayabiliriz. Bu oran sektörden sektöre değişse de, Aktif Devir Hızı 1,5 olan bir şirket makul miktarda iş yapıyor demektir. 2 ve üzerindeki değerlerin oldukça iyi olduğu söylenebilir. Aktif Devir Hızı yüksek şirketler genellikle komisyoncu diye tabir edebileceğimiz, sürümden kazanan, üretim yapmayan, sattığı ürüne pek katma değer katmayan, düşük kar marjıyla çalışan sektörlerden çıkmaktadır. Hem Aktif Devir Hızı yüksek, hem de yüksek kar marjıyla çalışan şirketler uzun vadeli yatırımcı için çok kıymetlidir.

Duruma bir de tersinden bakmakta fayda vardır. Aktif Devir Hızı düşük bir şirketin cirosu toplam varlıklarına göre düşüktür. Bu durumu sorgulamak gerekir. Şirket kocaman bilançosuyla neden az iş yapmaktadır? Az iş yapılacaksa büyük bilanço tutmanın ne manası vardır? Aktif devir hızı düşük şirketin varlıkları büyük ihtimalle atıl duruyordur, etkin şekilde değerlendirilmiyordur. Uzun vadeli yatırımcı varlıkları atıl bekleyen şirketlerden hazzetmez.

Bedelli Sermaye Artırımı

Bedelli sermaye artırımı, şirketin dış kaynaklar karşılığında (bedel) hisse senedi dağıtarak sermayeyi artırması işlemidir. Bedelli sermaye artırımında şirketin kasasına ek para girer; bedelsiz sermaye artırımındaysa girmez. Bedelli sermaye artırımlarında, şirketin mevcut ortaklarının payları oranında yeni ihraç edilecek hisselerden alma hakları bulunmaktadır; buna “rüçhan hakkı” denir. Mevcut ortaklar isterlerse rüçhan haklarını kullanarak yeni hisselerden satın alabilirler. Sermaye artırımına katılmak istemeyen ortaklar rüçhan haklarını borsada satabilirler. Sermaye artırımına katılmayan ortakların şirket sermayesindeki payları doğal olarak azalacaktır. Bedelli sermaye artırımlarına dair bazı önemli noktalar şu şekildedir:

1. Şirketin mevcut ortaklarına, payları oranında ve nakit karşılığında yeni hisse alma opsiyonu tanınır (rüçhan hakkı).
2. Şirketin ödenmiş sermayesi ve özsermayesi artar.
3. İşlem sonucunda şirketin hem hisse senedi fiyatı hem de piyasa değeri değişir.
4. Bedelli sermaye artırımı, mevcut ortakların rüçhan hakları kısıtlanarak, sadece yeni yatırımcılara yönelik de yapılabilir. Halka arz bu şekilde yapılan bedelli sermaye artırımıdır.

Örnek: X şirketinin 100 milyon TL (nominal) ödenmiş sermayesi, 250 milyon TL özsermayesi, 500 milyon TL de piyasa değeri olsun. Buradan X hissesinin fiyatı 500/100 = 5 TL çıkıyor. X şirketinin hisse başı 3.00 TL fiyattan 50% oranında bedelli sermaye artırımı yapacağını varsayalım. Bu durumda şirketin ödenmiş sermayesi 100 milyondan 150 milyona, özsermayesi ise 250 milyondan 250 + (3 x 50) = 400 milyona çıkacaktır. Elinde 10 lot X hissesi olan ve sermaye artırımına katılmak isteyen yatırımcı, 15 TL karşılığında 5 lot yeni hisse alacaktır ve toplam 15 lot hisseye sahip olacaktır. Bu işlem hisse fiyatını (5.00 x 100 + 3.00 x 50)/150 = 4.33 TL, piyasa değerini de 4.33 x 150 = 650 milyon yapar.

Bedelsiz Sermaye Artırımı

Bedelsiz sermaye artırımı, şirketin özsermaye kalemi altında birikmiş kaynaklar (buna dönem karı da dahil edilebilir) kullanılarak ödenmiş sermayesini artırması işlemidir. Bu işleme “hisse bölünmesi” de denir. Hisse bölünmelerine dair birkaç önemli nokta vardır:

1. Şirketin mevcut ortaklarına, sermaye artırımı oranında yeni hisse karşılıksız olarak dağıtılır.
2. Şirketin ödenmiş sermayesi artar, fakat özsermayesi değişmez.
3. İşlem sonucunda şirketin piyasa değerinin de değişmemesi gerekir.
4. Piyasa değerinin aynı kalması için, sermaye artırımının yapıldığı gün hissenin fiyatı ayarlanır.

Örnek: X şirketinin 100 milyon TL (nominal) ödenmiş sermayesi, 250 milyon TL özsermayesi, 500 milyon TL de piyasa değeri olsun. Buradan X hissesinin fiyatı 500/100 = 5 TL çıkıyor. X şirketinin kendi iç kaynaklarından 50% oranında bedelsiz sermaye artırımı yapacağını varsayalım. Bu durumda şirketin ödenmiş sermayesi 100 milyondan 150 milyona çıkacaktır. Şirketin her ortağına, eldeki mevcut 10 lot için, bedavaya 5 lot hisse dağıtılacaktır. Fakat, bu işlem X şirketinin özsermayesi ve piyasa değerini değiştirmez. Bu durumda, hisse bölünmesinin gerçekleştiği gün, X hissesinin açılış fiyatı 5/(1 + 0.5) = 3.33 TL olacaktır. Böylece şirketin piyasa değeri 150 x 3.33 = 500 milyon TL olarak sabit kalmıştır.

Bedelsiz sermaye artırımlarının hisse senedi fiyatları üzerindeki etkisi pek çok akademik çalışmaya konu olmuştur. Genel mutabakat, hisse senedinin sermaye artırımının açıklandığı gün ile gerçekleştiği gün arasında iyi, gerçekleştiği günden sonra kötü performans gösterdiği yönündedir.

Beta Katsayısı

Beta katsayısı, Modern Portföy Teorisi’nin bize bahşettiği bir kavramdır. Kabaca bahsetmek gerekirse, bu teoriye göre (ki sadece teoridir, pratikte körü körüne bu teoriyi uygulamaya çalışmak beklenmedik sonuçlar doğurabilir!) yeterince çeşitlendirilmiş bir hisse senedi portföyünün riski ve getirisi sadece portföyün genel borsa endeksine olan duyarlılığına bağlıdır. Beta katsayısı da bu duyarlılığı ölçer. İyi çeşitlendirilmiş bir portföyün beta katsayısı basit bir denklem olarak şu şekilde ifade edilir:

Portföy Getirisi = Risksiz Faiz + (Beta Katsayısı x (Borsa Endeksi Getirisi – Risksiz Faiz))

Denklemden de anlaşılacağı üzere, beta katsayısı ne kadar yüksekse, portföyün getirisi endeksin getirisine o kadar paralellik gösterecektir. Beta katsayısı 1.00′den büyük olduğunda, portföyün endeksten daha vahşi hareket etmesi; beta katsayısı 1.00′den küçük olduğunda, portföyün endeksten daha sakin hareket etmesi (teoride!) beklenir.

Çift Dip Formasyonu

Teknik analizde çift dip bir dönüş formasyonudur. Tamamlandığı takdirde düşüş trendinin sona erdiğine işaret eden formasyon yatırımcıya bir fiyat hedefi de verir. Çift dip formasyonunun tamamlanabilmesi için, fiyatların ikinci dipten formasyon başlangıç noktasına ulaşıp bu seviyeyi yukarı kırması gerekir. Bu gerçekleştiği takdirde fiyat hedefi aşağıdaki şekilde hesaplanabilir:

Fiyat Hedefi = Başlangıç Seviyesi + (Başlangıç Seviyesi – Dip Seviyesi)

Aşağıda bir çift dip formasyonu örneği bulunmaktadır:

Çift Dip Formasyonu

Çift Tepe Formasyonu

Teknik analizde çift tepe bir dönüş formasyonudur. Tamamlandığı takdirde yükseliş trendinin sona erdiğine işaret eden formasyon yatırımcıya bir fiyat hedefi de verir. Çift tepe formasyonunun tamamlanabilmesi için, fiyatların ikinci tepeden formasyon başlangıç noktasına ulaşıp bu seviyeyi aşağı kırması gerekir. Bu gerçekleştiği takdirde fiyat hedefi aşağıdaki şekilde hesaplanabilir:

Fiyat Hedefi = Tepe Seviyesi – (Tepe Seviyesi – Başlangıç Seviyesi)

Aşağıda bir çift tepe formasyonu örneği bulunmaktadır:

Çift Tepe Formasyonu

Endeks-i Şahane

BİST 100 Endeksi.

Fibonacci Düzeltme Seviyeleri

Fibonacci düzeltme seviyeleri teknik analizde hareketli ortalamadan sonra en sık kullandığımız araçtır. Fibonacci düzeltme seviyeleri dipten zirveye yükselmiş bir hisse senedinin nereye kadar düzeltme yapacağını tahmin etmekte kullanılır (aynı şekilde düşüş trendindeki hisse senedinin tepki yükselişini tahmin için de kullanılır). Bu araç her ne kadar Liber Abaci adlı önemli eserin yazarı İtalyan matematikçi Leonardo Fibonacci’nin meşhur sayılarından etkilenmişse de, arkasında felsefi bir sebep aramamak lazımdır. Fibonacci düzeltme seviyeleri her zaman çalışmaz; ama çalıştığı zamanlarda çalışmasının sebebi, insanların çalışacağına inanmasıdır, nokta.

Matematik eğitimi almış biri olarak kısaca Fibonacci sayılarına değinmezsek ayıp etmiş oluruz. Fibonacci sayıları 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, … şeklinde ilerler. Her sayı, kendisinden önce gelen iki sayının toplamına eşittir (2 = 1 + 1, 8 = 5 + 3 gibi). Bu seri sonsuza doğru devam ettirildiğinde, iki ardışık Fibonacci sayısının birbirine oranı meşhur altın orana ulaşır (8/5, 13/8, 21/13 … serisi altın orana yaklaşmaktadır). Altın oran eski Yunanlılar ve Romalılar tarafından mimaride sıkça kullanılmıştır; ayrıca ağaç dallarının uzunluğu, çiçeklerin yaprak sayıları, vücut uzunluğumuzun gövdemize oranı gibi pek çok doğal fenomen içerisinde varlığı keşfedilmiştir.

Teknik analizde Fibonacci düzeltme seviyeleri ise şu şekilde hesaplanır:

1) Diple zirve arasındaki mesafe ölçülür.
2) Fibonacci düzeltme seviyelelerimiz sırasıyla 0% (dip), 23,6%, 38,2%, 50%, 61,8% ve 100% (zirve) seviyelerinden ibarettir.

Örneğin dibi 1,50 TL, zirvesi 3,00 TL olan bir hisse senedinin düzeltme seviyeleri sırasıyla 1,50, 1,85, 2,07, 2,25 ( 1,50 + [3,00 - 1,50]*0,5 ), 2,43 ve 3,00′tür. Fibonacci düzeltme seviyelerini tayin eden oranlar, Fibonacci sayılarının oluşturduğu seriden hesaplanır. Örneğin 38,2% oranı kendisinden iki önce gelen sayıya bölünmesiyle bulunur: 13/34 = 38,2%. 61,8% ise 100% – 38,2%’ye eşittir.

Fiyat/Kazanç (F/K) Oranı

Fiyat/Kazanç oranı, bir şirketi değerlendirirken analistlerin ilk baktıkları, oldukça popüler bir çarpandır. Adından da anlaşılacağı üzere şirket hissesi fiyatının hisse başı kazanca bölünmesiyle hesaplanır:

F/K Oranı = Hisse Fiyatı / Hisse Başı Net Kar

Aynı orana aşağıdaki alternatif hesaplama yöntemiyle de ulaşılabilir:

F/K Oranı = Şirketin Piyasa Değeri / Şirketin Net Karı

F/K çarpanı yatırımcıya bir birim kar için kaç birim fiyat ödediğini gösterir. Örneğin hisse fiyatı 3,00 TL olan şirketin yıllık hisse başı net karı 1,00 TL ise, F/K oranı 3x olarak hesaplanır. Bu da yatırımcının yılda 1,00 TL kara ortak olmak için bir defaya mahsus olarak 3,00 TL ödediğini ifade eder. Yatırımcı açısından F/K çarpanı ne kadar düşükse o kadar iyidir. Düşük F/K çarpanı demek, yüksek kara düşük fiyatla ortak olmak demektir. Analistler bu yüzden F/K çarpanına önem verir.

F/K çarpanı sektörden sektöre değişkenlik gösterdiği gibi, piyasa şartlarına karşı da oldukça hassastır. Bazı sektör şirketleri geleneksel olarak diğerlerinden daha yüksek (daha düşük) F/K çarpanıyla işlem görebilmektedir. Piyasanın coşkulu olduğu dönemlerde yatırımcılar bir birim kar için yüksek fiyat ödemeyi kabul ederken, kriz dönemlerinde aynı kar için çok daha düşük fiyat ödeyecek yatırımcı bile bulunamaz. Bu sebeplerden ötürü F/K çarpanı tek başına yeterli bir yatırım kriteri olamaz.

Hareketli Ortalama

Hareketli ortalama, teknik analizin en faydalı ve manalı öğesidir. Genellikle hisse senedi fiyatına, bazen de işlem hacmine uygulanır. Terimi deşmek gerekirse, hareketli ortalama basit bir ortalama alma yöntemidir. “Hareketli” olmasının sebebi, belli bir pencere içerisindeki fiyatlara uygulanmasından gelir. Her gün, ortalamanın hesaplandığı pencere bir sağa kayar.

Örnek: X hissesinin son 10 günlük fiyatları sırasıyla 1.20, 1.25, 1.23, 1.24, 1.27, 1.30, 1.33, 1.40, 1.48, 1.45 olsun. 5. gün, hissenin 5 günlük hareketli ortalaması (1.20 + 1.25 + 1.23 + 1.24 + 1.27)/5 = 1.238′dir. 6. gün, hissenin 5 günlük hareketli ortalaması (1.25 + 1.23 + 1.24 + 1.27 + 1.30)/5 = 1.258′dir. 10. gün, hareketli ortalama (1.30 + 1.33 + 1.40 + 1.48 + 1.45)/5 = 1.392′dir. Genel formül, (son N günlük fiyatların toplamı)/N’dir.

Hareketli ortalama genel trendin yönünü temiz şekilde gösterdiği için faydalıdır. Ayrıca, hisse senedinin son N günde ortalamada hangi fiyattan alınıp satıldığını da özetler. Hisse senedinde N gün boyunca düzenli alım yapan bir yatırımcının ortalama maliyeti, N günlük hareketli ortalamadan fazla uzak olamaz.

İflasa Mesafe

İflasa mesafe, kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s in 3 akademisyenin (Kealhofer, McQuown, Vasicek) kurduğu KMV adlı şirketi satın alarak ele geçirdiği, piyasada “KMV Moody’s Modeli” adıyla geçen kredi riski modelinde kullanılan bir ölçüttür. Yatırımcılar bu formülü kullanarak İMKB’de işlem gören tüm sanayi şirketlerinin iflasa mesafesini objektif şekilde mukayese edebilir. Böylece hangi şirket batmaya ne kadar yakındır bunu net bir şekilde tayin edebilir.

Bahsi mevzu modelde kullanılan formülün basit bir versiyonu aşağıda verilmiştir. Formül için bize lazım olan veriler şunlardır: Son bilançoda açıklanan Varlıklar, Kısa Vadeli Borçlar, Uzun Vadeli Borçlar ve en az son 5 yıllık süre zarfında her çeyrek için Varlıklar kalemi.

İflasa Mesafe = (Varlıklar – Kısa Vadeli Borçlar – 0.5*Uzun Vadeli Borçlar) / (Varlıklar * Standart Sapma)

Formülün payı açık ve nettir. Bir şirketin iflas etmesi borçlarını döndürememesiyle gerçekleşir. Bu yüzden şirket varlıklarından kısa vadeli borçların tamamı (bu borçlar mutlaka döndürülmelidir) ve uzun vadeli borçların yarısı (bu borçlar zamana yayılarak ödenebilir) çıkarılır. Formülün paydasındaki Varlıklar kalemi, mesafeyi standart hale getirerek bütün şirketler için mukayese edilebilmesini sağlar. Paydadaki standart sapma kısmını biraz daha açmak gerekir:

Standart Sapma = En az son 20 çeyrek Varlıklar kaleminin yüzdesel, yıllık standart sapması

Buradaki mantık ise, şirketin varlıklarındaki çeyrekten çeyreğe oynaklık ne kadar fazla ise, şirketin iflasa mesafesinin o kadar az olduğudur. Şirket varlıklarındaki oynaklık azsa, şirket istikrarlıdır ve iflasa mesafesi düşüktür. Konuya ilgili okuyucular şu sayfada birkaç şirketin iflasa mesafe değerlerini bulabilir.

Kıymet-i Hakikiye

Bir varlığın gerçek değeri, makul fiyatı.

Omuz-Baş-Omuz (OBO) Formasyonu

Teknik analizde omuz-baş-omuz (OBO)  bir dönüş formasyonudur. Tamamlandığı takdirde yükseliş trendinin sona erdiğine işaret eden formasyon yatırımcıya bir fiyat hedefi de verir. OBO formasyonu sırasıyla sol omuz, baş ve sağ omuzdan oluşur. İdeal olarak, sol ve sağ omuzların tepe seviyeleri birbirine yakınken, başın tepe seviyesi daha yukarıdadır. Omuzlarla başı birleştiren çizgiye boyun çizgisi denir. OBO formasyonunun tamamlanabilmesi için, boyun çizgisinin aşağı kırılması gerekir. Bu gerçekleştiği takdirde fiyat hedefi aşağıdaki şekilde hesaplanabilir:

Fiyat Hedefi = Boyun Çizgisi Orta Noktası – (Baş Tepe Seviyesi – Boyun Çizgisi Orta Noktası)

Aşağıda bir OBO formasyonu örneği bulunmaktadır:

Omuz Baş Omuz OBO Formasyonu

Ödenmiş Sermaye

Ödenmiş sermaye, bir şirket kurulurken şirketin içine konulan sermayedir. Şirketin kuruluşunda genellikle ödenmiş sermaye kadar nominal değerli hisse senedi çıkarılır. Örneğin 10 milyon TL başlangıç sermayesiyle kurulacak bir şirketin sermayesi genellikle 10.000.000 paya bölünür, bu payların her biri de 1,00 TL değerindeki hisse senediyle temsil edilir. Ödenmiş sermaye, kuruluştan sonraki yıllarda bedelli sermaye artırımı ve bedelsiz sermaye artırımı yöntemleriyle artırılabilir. Kuruluştan sonraki yıllarda şirket kar etmeye başlarsa, karın bir kısmı yasal düzenleme gereği temettü olarak dağıtılmaz ve özsermayeye eklenir. Şirket uzun yıllar boyunca özsermayeye eklenerek biriken bu karlar karşılığında 1,00 TL değerinde yeni hisse senetleri çıkarırsa, bedelsiz sermaye artırımı yapılmış olur. Bedelli sermaye artırımı ise yatırımcılardan nakit karşılığı yeni hisse senedi çıkarılmasıyla gerçekleştirilir. Özetle, ödenmiş sermaye yeni hisse senedi çıkarılarak artırılır.

Özsermaye Karlılığı

Özsermaye Karlılığı, muhafazakar yatırımcının bir şirketi değerlendirirken dikkate alması gereken en önemli orandır. Naçizane görüşümüze göre yatırım dünyasının popüler çarpanı F/K’dan dahi daha ehemmiyetlidir. Özsermaye Karlılığı formülü aşağıdaki şekildedir:

Özsermaye Karlılığı = Yıllık Net Kar / Toplam Özsermaye

Özsermaye Karlılığı bize şirketin birim sermayesi başına ne kadar kar yarattığını gösterir. Örneğin 100 milyon sermayeli bir şirket 15 milyon net kar ediyorsa, Özsermaye Karlılığı 15% olarak hesaplanır. Bir hisse senedine yatırım yaptığımızda, şirketin özsermayesine ortak oluruz. Hisse senedine yatırım yaparak risk aldığımıza göre, asgari getiri beklentimiz risksiz faiz seviyesinden daha iyi kazanç elde etmektir. Özsermaye Karlılığı bize faiz ile doğrudan mukayese edilebilecek bir oran verir. Örneğin yıllık devlet tahvili faizi 9% seviyesindeyken şirketimiz 15% Özsermaye Karlılığıyla çalışıyorsa, bu bizi yatırımcı olarak memnun etmelidir.

Rüçhan Hakkı Kuponu

Rüçhan hakkı kuponu, bedelli sermaye artırımı başlığında belirttiğimiz gibi, hissedarların bedelli sermaye artırımına katılma hakkını temsil eden, yani mevcut hissedarların yeni hisselerden bedelli sermaye artırımı oranı kadar pay alma hakkını temsil eden menkul kıymettir. Bu bölümde rüçhan hakkı kuponunun makul fiyatının nasıl hesaplandığını bir örnekle açıklayacağız.

Örneğimizde bedelli kullanma fiyatımız 1.00 TL olsun. Ayrıca 100% oranında bedelli sermaye artırımı yapılacağını varsayalım. Hissemizin bedelli sermaye artırımı öncesi fiyatı da 8.00 TL olsun.

Basit bir hesap yapalım:

Bedelli sermaye artırımı oranı 100% olduğundan, sermaye artırımı sonrası fiyat (8.00 + 1.00)/2 = 4.50 TL’dir.

Elinde hisse senedi olmayan bir yatırımcı bedelli semarye artırımına katılmak isterse, önce rüçhan hakkı kuponu satın almalı, sonra da bedelli sermaye artırımına 1.00 TL fiyattan katılmalıdır. Yani:
1) Rüçhan hakkı için fiyat ödenecek (X)
2) Bedelliye katılım için fiyat ödenecek (1.00 TL)
3) Karşılığında 1 lot hisse senedi sahibi olunacak (bedelli artırım sonrası fiyatı 4.50).

Buradan çıkan 1.00 + X = 4.50 denkleminden, rüçhan hakkı kuponunun makul fiyatı 3.50 TL çıkmaktadır.

Bu örneği bana esasen üzerimde çok emeği bulunan, ismi bu dandik sitede zikredilmeyecek kadar değerli olan ustam vermiştir. Kendisini saygıyla anarken, aynı zamanda bu kadar emek verdiği adamın hala içi boş bir takım elbise (İng. Empty Suit) mertebesini aşamamış olmasından dolayı kendisine özürlerimi sunarım.

Piyasa Değeri/Defter Değeri Oranı

Piyasa Değeri/Defter Değeri oranı (PD/DD), muhafazakar değer yatırımcısının bir şirketi değerlendirirken dikkate aldığı en önemli ölçütlerden biridir. Bu oran bize bir şirketin borsadaki değerini özsermayesine göre değerlendirme imkanı verir. PD/DD oranı 1,00′den küçük olan şirketlere yatırım yapmak, şirketin özsermayesine iskontolu olarak ortak olmak demektir. PD/DD oranı iki şekilde hesaplanabilir:

1) PD/DD = Hisse Senedi Fiyatı / Hisse Başı Defter Değeri,

2) PD/DD = Toplam Piyasa Değeri / Özsermaye.

Değerli okurlarımız bu formüller üzerinde biraz kafa yorarsa, ikisinin de aynı rakamı vereceğini kolaylıkla kavrayacaklardır.

Servet-i Randıman Mazlumiye

Boynu bükük portföyümüzün dönemsel performansı.

Temettü Verimi

Temettü Verimi, kar payı dağıtma geleneğine sahip şirketlerin hisse senedi fiyatlarını değerlendirmede kullanılabilecek önemli bir orandır. Temettü Verimi (TV) iki şekilde hesaplanabilir:

1) TV = Hisse Başı Ödenen Temettü / Hisse Senedi Fiyatı,
2) TV = Toplam Ödenen Temettü / Toplam Piyasa Değeri.

Değerli okurlarımız iki formülün de aynı sonucu vereceğini takdir edeceklerdir. Formüllerden de anlaşılacağı üzere, Temettü Verimi hisse senedine yatırım yaptığımızda, bize yatırımımızdan senede kabaca yüzde kaç nakit getiri elde edeceğimizi gösterir. Bu yüzden Temettü Verimi faiz hadleriyle doğrudan mukayese edilebilen bir orandır. Hisse senedi yatırımı devlet tahvili veya bir kamu bankasında mevduat yapmaktan daha riskli bir yatırım olduğundan, muhafazakar yatırımcı genellikle mevcut faiz hadlerinden daha cazip Temettü Verimi’ne sahip hisse senetleriyle ilgilenmeyi tercih edecektir.

Örneğin X hissesi önümüzdeki sene hisse başı 0.05 TL, Y hissesiyse 0.15 TL ödeyecek olsun. İki hissenin de mevcut fiyatının 1.00 TL olduğunu varsayalım. Ayrıca mevcut faiz haddi de 10% olsun. Bu durumda X hissesinin Temettü Verimi 0.05/1.00 = 5%, Y hissesinin Temettü Verimi 0.15/1.00 = 15% olarak hesaplanır. X hissesinin Temettü Verimi faiz hadlerine göre düşükken, Y hissesinin Temettü Verimi faiz hadlerinden daha avantajlıdır.

Ters Omuz-Baş-Omuz (TOBO) Formasyonu

Teknik analizde ters omuz-baş-omuz (TOBO)  bir dönüş formasyonudur. Tamamlandığı takdirde düşüş trendinin sona erdiğine işaret eden formasyon yatırımcıya bir fiyat hedefi de verir. TOBO formasyonu sırasıyla sol omuz, baş ve sağ omuzdan oluşur. İdeal olarak, sol ve sağ omuzların dip seviyeleri birbirine yakınken, başın dip seviyesi daha aşağıdadır. Omuzlarla başı birleştiren çizgiye boyun çizgisi denir. TOBO formasyonunun tamamlanabilmesi için, boyun çizgisinin yukarı kırılması gerekir. Bu gerçekleştiği takdirde fiyat hedefi aşağıdaki şekilde hesaplanabilir:

Fiyat Hedefi = Boyun Çizgisi Orta Noktası + (Boyun Çizgisi Orta Noktası - Baş Dip Seviyesi)

Aşağıda bir TOBO formasyonu örneği bulunmaktadır:

Ters Omuz Baş Omuz TOBO Formasyonu

Üçgen Formasyonu

Teknik analizde üçgen bir konsolidasyon ve sıkışma formasyonudur. Üçgen formasyonları genellikle mevcut trendin devamıyla sonuçlanır fakat tersi durumlar da görülebilmektedir. Sıkışma esnasında biriken enerji, üçgen formasyonu aşağı veya yukarı kırılırken salındığından genellikle bu formasyonu sert hareketler takip eder. Fiyatlar üçgen hangi yöne kırıldıysa o yönde bir süre daha devam eder.

Aşağıdaki örnekte üçgen formasyonunun tamamlanmasından sonra yükseliş trendi devam etmiştir:

Üçgen Formasyonu

Bu örnekteyse sıkışma sonrasında düşüş trendi hızlanmıştır:

Üçgen Formasyonu

Önemli Uyarı
Bu sitede yer alan tüm yazılar üzerindeki 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile düzenlenmiş tüm maddi ve manevi haklar eser sahibi Alper Özdamar’a aittir. Burada yer alan yorum ve bilgiler bilgilendirme amacı ile hazırlanmıştır. Yatırım Danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak Yatırım Danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Herhangi bir yatırım aracının alım-satım önerisi ya da getiri vaadi olarak yorumlanmamalıdır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.